Sinan Pulat (sağ) ve Lars Korup: “Başlangıçta sadece bir çelik tedarikçisi aradık ama ortak bir girişim haline geldi’

Önde gelen Danimarkalı Kalanchoe üreticisi Knud Jepsen a/s, çelik üretiminde alternatif dış kaynaklar arıyordu. Detaylı bir araştırmadan sonra Türkiye’deki gelişmekte olan yerel saksı bitkisi pazarından yararlanmak için dış kaynak kullanımından ziyade ortak bir üretim yapma fikrini benimsediler. Türk ortağı Agrico için de iş birliği, hızla gelişen bir pazar ve ihracat olanakları yaratmak demek oluyordu.

Araştırmamızda, Türkiye’nin iyi hava koşulları ve gelişmekte olan saksılı bitki pazarıyla birlikte avantajlı iş koşullarına sahip olduğunu gördük. Queen Tarım’ın Üretim Müdürü Lars Korup, iyi bir altyapı sayesinde Avrupa’nın birçok varış noktasına beş gün içinde cc konteynerlerde yarı mamul ürünler sağlayabildiklerini söyledi. ‘Bu kombinasyon, dış kaynak kullanımından çok hem çelik hem de saksı bitkileri üreten yerel bir ortakla iş birliği yapma perspektifini değiştirdi. Böyle bir iş birliği kârınızı bir yabancıyla paylaşmak gibi görülebilir ancak karşılığında bilinmeyen bir çevrede şirket geliştirmek ve bilinmeyen pazarlara yönelmek daha kolay olur.’

Hızla büyüyen ekonomi

Ortaklardan Agrico başlangıçta, tarım pazarı için özellikle fidan seralarına makine ve teçhizat ithalatı gibi faaliyetleri yürüten bir ticaret şirketiydi. 2009 yılında Agrico, seralarında sebze fidanı üretimine başlamıştır. Knud Jepsen a/s ile ortak girişim kurulduktan sonra tüm eski faaliyetler sona erdi. Genel Müdür Sinan Pulat, Agrico için ortak girişim; hızla gelişmekte olan bir pazara girmenin ve diğer yetiştiricilere tedarik sağlama gibi ihraç imkanları kazanmanın bir yolu olduğunu söylüyor. Türkiye ekonomisi son 14 yıldır hızla büyüdü: GSYİH yılda ortalama %5,7 arttı ve günümüzde %3’e kadar yavaşladı. Artan alım gücünün bir sonucu olarak insanlar giderek daha çok süs bitkileri satın almaktadır.

Birçok farklı çeşit

Queen Tarım, 25 hektar ’a kadar genişleme imkanıyla Dikili-İzmir’de şu an 6 hektar seraya (cam ve plastik) sahip. Şirket hem yarı mamul hem de bitmiş saksılı bitkileri üretiyor. Şirketin cirosu, iki bölümde eşit olarak kâr sağlamaktadır. Çelikler ve yarı mamuller dünya çapında yetiştiricilere gönderilir. Bitmiş saksı bitkileri şu an sadece Türkiye’de satılıyor. Pulat: ‘Şu an için saksılı bitki pazarımız Türkiye; Çünkü giderek büyüyen pazar, kapasitemizi tüketiyor. Ancak; pazarımızı mümkün olduğunca çeşitlendirmek aynı zamanda da saksı bitkisi ihracat şirketi olmak hedeflerimiz arasındadır. Ana müşterilerimiz toptancılardır, ancak bahçe merkezleri ve küçük çiçek dükkanlarına da ürün tedarik ediyoruz’ dedi. Piyasanın taleplerini karşılamak için üretim çok çeşitli: kalanchoe haricinde pek çok çeşitte saksı gül, chrysanthemum, campanula, hibiscus, schlumbergera ve succulent üretiyorlar. 



Lars Korup çelik üretim serası içerisinde personel ile birlikte. ‘Bitmiş ürünün odak noktaları, yüksek kaliteli ve uzun ömürlü olmasıdır.’ 

Yenilikler

Çarpıcı bir ürün olan kalanchoe kesme çiçek. ‘Kesme çiçek sınıfına, uzun ömürlülük ve göz alıcılık konusunda standartlardan farklı bir boyut getirmiştir. Kalanchoe saksı çiçekleri gibi taze ve parlak görünümlüdür. Queen CutFlowers (markanın adı), vazoda en az üç hafta ömür garantili olmasını rağmen genellikle daha uzun süreli taze kalmaktadırlar. Pazarlama Departmanından sorumlu Ebru Akgün Özdemir; ‘Vazodaki su haftalar boyunca berrak ve kokusuz kaldığı için müşteriler suyu değiştirmek zorunda değiller’ diyor. Diğer yenilikler, çeşitli parlak renklerde yeni saksı güller ve chrysanthemum içerir. Odak noktası her zaman dayanıklılık; ‘Yetiştiriciliğimizde tüm gül çeşitleri kurumaya karşı dayanıklılığa odaklanmıştır. Bu nedenle, geleneksel güllerden daha az suya ihtiyaçları vardır. Aynı zamanda yüksek etilen direncine sahiptirler. Taşıma esnasında, dükkanlarda ve oturma odalarında süs bitkileri her zaman etilene maruz kalır ve bu da ürünün yaşlanmasına neden olur’ diye belirtiyor Lars Korup. Bir başka yenilik, succulent bitkileri için sürekli yeni türler arama ile ilgilidir. Çelik olarak satılmakta ve karton kutuya köksüz bir şekilde paketlenip Avustralya ve ABD gibi uzak pazarlara ihraç edilmektedir.  

Queen markası

Türkiye pazarı için tüm saksı bitkilerimiz Queen markası altında satılmaktadır. ‘Queen markası, geniş renk yelpazesiyle güzel, uzun ömürlü çiçekler içeriyor’ diyor Akgün Özdemir. ‘Şirketin geçmişi 1939 yılına kadar uzanıyor. 60’lı yıllarda başlayan Jepsen, o günden bu yana sürekli gelişen kalanchoe çeşitleri yetiştirmektedir. Danimarka’da Jepsen, klasik dört yapraklı orijinallerden romantik gül çiçeklerine ve sonuncusu Queen Green’e kadar her biri kendi özelliklerine sahip, kalanchoe’nun geniş ürün yelpazesinde Queen markasını kullanıyor. ‘Ortak girişim, markanın kullanımı bütün saksı bitkilerini kapsayacak şekilde genişletti. Hedefimiz, markamızı Türk tüketicileri arasında yüksek kalitede saksı ve balkon bitkileri olarak tanınır hale getirmektir. Tüm ürünlerimiz, daha önce bahsedilen etilen direnci gibi genetik özelliklere ve onları yetiştirme şeklimize bağlı olarak uzun ömürleri nedeniyle ayırt edicidir. Uzun ömürlülüğü mağazadaki atıkları azaltıyor ve bu müşteriler için çok cazip.’



Ebru Akgün Özdemir göz alıcı ambalajları ile birlikte kalanchoe çiçeklerini gösteriyor. 


Değerler

Şirketin değerlerinden biri, zincirdeki tüm ortaklarla karşılıklı güvene dayalı ilişkilerdir. Queen, göz alıcı ambalajlar ve bitmiş bitkiler için materyaller ile ortakların pazarlamasını destekliyor. ‘Çevreyi ön planda tutarak, doğa ve insan sağlığı üzerindeki etkimizi en aza indirmek amacıyla üst düzeyde çalışmakta ve çalışanlarımız için en uygun çalışma koşullarını sağlamaktayız. Odak noktaları: Enerji tüketimimizi en aza indirmek, işlemleri optimize etmek ve entegre haşereyle mücadele geliştirmektir.’ diyor Pulat. Seraların ana ısıtma kaynağı olarak kömür kullanılıyor. ‘Vergi ve mevcudiyet problemleri nedeniyle şu an için diğer ısıtma kaynaklarını kullanamıyoruz. Ancak kömür brülörümüz en son teknolojidir ve böylece emisyonlar minimum seviyede tutulur. Ayrıca düşük kükürt içeren kömür kullanımına da dikkat ediyoruz’ dedi. Şirket kışın kullanabilmek için yaz aylarında fazla ısıyı depolayabilme olanaklarını araştırıyor. Yakın gelecekte yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılacak yatırımlar da planlanmaktadır.


Schlumbergera ‘nın üretimi yerel pazara hedefliyor.


Sürdürülebilirlik

Tüm sulama ihtiyaçları, üç havuzda toplanan yağmur suyu ile karşılanmaktadır. ‘Bu şekilde, yerel su kaynakları üzerindeki yükümüzü en aza indiriyoruz. Üstelik yağmur suyu, bitkilerimiz için en uygunudur, çünkü sodyum ve klorür içermez. Sürdürülebilirliğin üçüncü yönü, entegre haşereyle mücadeledir; Zararlı haşereler ve bitki hastalıkları ile mücadele etmek için biyolojik yöntemler kullanıyoruz ve çalışanlarımız için hoş bir çalışma ortamına katkıda bulunuyoruz. Kalanchoe pek çok pestisitleri tolere etmediği için bu hem çevresel hem de rasyonel bir tercihtir. İyi hijyen ve temizlik, hastalığın yayılmasını önlemeye yardımcı olur.’

 

Pazar lideri

Queen Tarım, Türkiye ve çevre ülkelerde saksı çiçeği konusunda bilinen lider marka olmayı ve dünyanın önde gelen çiçek üreticilerinin tercih ettiği çelik-tohum tedarikçisi olmayı hedefliyor. Pulat: ‘Makul fiyatlarla yüksek kaliteli ürünler üretebildiğimiz ve buna göre zamanında ‘Quality on Time’ sloganımız doğrultusunda hareket edebildiğimiz sürece, genişleyen hedeflerimize ulaşacağız. Piyasa taleplerini karşılamak için üretimimizi mümkün olduğunca esnek tutmalıyız. Bu sadece müşteri talepleri doğrultusunda hareket ettiğimiz anlamına gelmiyor: Hedef ülkelerdeki saksılı bitki pazarında yeni trendler yaratmak zorundayız.’ Ayrıca şirketin diğer bölümü olan çelikler ve yarı mamullerin pazarını daha da büyütmeye odaklanılmıştır. 

Genel Müdür şirketin yetiştiriciler için hem tedarikçi hem de müşteri olabilmesi nedeniyle ilginç eşleştirme fırsatları görüyor: ‘Türkiye’nin düşük maliyetleri ve lojistik avantajları sayesinde rekabetçi fiyatlarla çelikler üretebiliyoruz ve çeliklerden saksı bitkileri üreterek müşterilerimiz için telif geliri yaratıyoruz. Bu da müşterilerimiz için bir müşteri olacağımız anlamında geliyor. Bu bölgede yetiştiricilerin haklarının korunmasının kolay olmadığı bilinen bir gerçektir. Ancak üretici ile seralarımız arasındaki şeffaf bilgi akışı nedeniyle telif ücretlerinde %100 kontrol sağlanmaktadır. Bu nedenle, yetiştiriciler için Türkiye ve komşu ülkelerdeki hızlı büyüyen pazarlara ulaşmak için çekici bir platform oluşturuyoruz.’

Özet

Danimarkalı Knud Jepsen a/s ve Türk şirketi Agrico, İzmir bölgesinde hem çelik hem de saksılı bitkiler üreten ortak girişim olan Queen Tarım’ı kurdular. Türkiye’de saksılı bitki pazarı hızla büyümektedir. Şirket mevcut 6 hektarlık üretim alanında faaliyet göstermekte ve daha da büyümeyi hedeflemektedir. Böylece, saksılı bitki ve yetiştiricilerin tercih ettiği çelik tedarikçiliği konusunda pazar lideri haline gelmektedir. Sürdürülebilirlik önemli bir konudur.